Karşımda oturuyor. Karşımda oturuyor ve çay içiyor. Karşımda oturuyor, çay içiyor ve Onun aslında beni ne kadar çok sevdiğinden bahsediyor. Karşımda oturuyor, çay içiyor, Onun beni ne kadar sevdiğinden bahsediyor ve biraz sabırlı olmamı söylüyor. Kuru yanakları soğuktan kızarmış. Kuru elleri çay bardağına yapışmış. Kuru kıçı, altındaki tabureyi doldurmuyor. Kuru kalbi sevgiyle dolmuş…
Ben oturuyorum. Ben dinliyorum. Ben boşluğa bakıyorum. Yüzüm ifadesiz. Ellerim birbirine kenetli, içleri de terliyor. Omuzlarım çökmüş, kamburum çıkmış. Sol kaşımın oralarda bir damar seğirdikçe seğiriyor.
Ben önümdeki kahveyi kızın yüzüne fırlatmamak, sonra da yanmış suratını botlarımla parçalamamak için kendimi zor tutuyorum.
“Çok iyisin ya” diyorum. Siktir git demenin en güzel yolu.
Gülümsüyor. İstediğini aldı ve gülümsüyor. Buraya bunun için geldi, istediğini aldı ve gülümsüyor. Kuru dudakları suratına yayılarak inceliyor. Ağzı aralanıp beyaz dişlerini sergiliyor. Gözleri parıldıyor. Duruşu dikleşiyor. Hala gülümsüyor. Evet, buraya bunun için geldi. Ben umurunda değilim. O umurunda değil. Aslında umurunda olan tek şey, birilerinin ona ne kadar iyi bir insan olduğunu söylemesi. İnsanların sorunlarını çözecek, onları teskin edecek, onları dinleyecek, onlara ağlayacakları bir omuz verecek. Ne kadar yardımsever. Ne kadar anlayışlı. Şeker gibi. Melek gibi. Allah gibi.
Hala gülümsüyor.
Ben arkamda oturan polisin beline doladığı kılıftaki silahı kapıp, bütün şarjörü kızın üzerine sıkmamak için kendimi zor tutuyorum.
Dayanamıyorum. İki sedir bir de gözlemeci teyzeyle şark dekorasyonu yapılmaya çalışılmış bu mekâna dayanamıyorum. Etraftaki nargile dumanına dayanamıyorum. Sabahtan beri muhatap kaldığım PowerTurk denen işkence kanalına dayanamıyorum. Etraftaki insanlara, karşımdaki kuruya, Ona, Onsuzluğa, kendime dayanamıyorum.
Belli belirsiz bir el hareketiyle hesabı istiyorum. “Buyurun beyefendi” diyen kibar garson hesabı getiriyor. Parayı koyuyorum, deri menü arasında gelen hesabın üzerine koyuyorum.
Bahşişi beğenmeyen yavşak garson “Eyvallah abi” diyor. Siktir git demenin en güzel yolu.
Kuruya veda. Tramvaya binip Eminönü. Sigara. Vapura binip Kadıköy. Konyak. Otobüs. Sigara. Ev. Votka. Votka. Kusmuk. Votka. Sigara. Sigara. Sigara.
Telefon masada duruyor. Telefon masada duruyor ve Onu aramam gerektiği gerçeğini yüzüme vuruyor. Telefon masada duruyor, Onu aramam gerektiği gerçeğini yüzüme vuruyor ve ciğerimi yakıyor.
Votka. Sigara.
Telefonu alıyorum, numarayı arıyorum, telefonu açıyor, susuyorum. Ben susuyorum O konuşuyor. Ben sustukça o konuşuyor. O konuşsun diye ben susuyorum. Bir şeyler anlatıyor, duymuyorum. Sesi beynimde yankı yapıyor. Ayılıyorum. Biraz daha votka. Sessizce. Şişe bitmiş. İkincisini açıyorum. Sessizce.
“Böyle kendini salma lütfen” diyor. Siktir git demenin en güzel yolu.
03 Aralık 2009 Perşembe
02 Aralık 2009 Çarşamba
Sensiz Saadet Neymiş?
Aynı şarkı, bir sürü şarkıcı.
Benim favorim Lili Ivanova...
Zeki Müren
Yaşar Güvenir
Özdemir Erdoğan
Ersan Erdura
Salim Dündar
Deniz Seki
Pamela Spence
Özgü Namal(bu ne alaka demeyin, 'Polis'i izleyin)
Benim favorim Lili Ivanova...
Zeki Müren
Yaşar Güvenir
Özdemir Erdoğan
Ersan Erdura
Salim Dündar
Deniz Seki
Pamela Spence
Özgü Namal(bu ne alaka demeyin, 'Polis'i izleyin)
01 Aralık 2009 Salı
Boşver
Bir yerden sonra hissettiğin tek şey can sıkıntısı olabilir. Dikkat et. Ekmeğin tadı sıradan, öptüğün dudaktaki çilekli rujun tadı iğrenç gelir. Sarhoş bile olamazsın, karaciğerin sirozu unutur. Ayaklarına boş boş bakar, uzamış tırnaklarını umursamazsın. En soğuk duşun, en koyu kahvenin tesiri olmaz. Uzayan sakalın keçeleşir, saçların yağlanır. Oençokağzınasıçanşarkıyı dinleyemezsin. Dinlesen de anlayamazsın. Anlasan da ağlayamazsın. Namaz bile kılamazsın, nefsin Allah'ı unutur. İçtiğin su boğazını, sigaran ciğerini yakar. Ne yorulabilirsin ne de tam olarak dinlenirsin. Çocuk gördüğünde gülümsemezsin, kedileri sevemezsin. Oençokamınakoyankitabı okuyamazsın. Okusan da anlayamazsın. Anlasan da ağlayamazsın. Nefret bile edemezsin, kinin buz gibi olur. Acı yok, tatlı yok, ekşi yok, lezzet yok, lezzetsizlik yok, yumuşak yok, sert yok, keskin yok, kör yok, güzel yok, çirkin yok, az yok, çok yok, biraz hiç yok. Oençokköpeğiolduğunkadını hatırlayamazsın. Hatırlasan da anlayamazsın. Anlasan da ağlayamazsın. Aşık bile olamazsın, kalbin sevdayı unutur.
Neyse, önemli değil zaten, boşver.
Neyse, önemli değil zaten, boşver.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)